Soru: Kısaca kendinizi tanıtabilir misiniz?
Cevap: İsmim Bünyamin Fidancı. 58 yaşındayım, evliyim ve üç çocuk babasıyım. Yozgat’ta doğdum ve 48 yıldır Belçika’da ikamet ediyorum. Kaynak ustası olarak çalışıyorum. Ayrıca Charleroi bölgesindeki Châtelineau Bilali Habeşi Camii Derneği’nin başkanlığını yürütmekteyim.
Soru: TDV’nin Vekaletle Kurban Organizasyonu kapsamında hangi ülkeye gittiniz?
Cevap: Belçika Diyanet Vakfı ile Türkiye Diyanet Vakfı’nın müştereken tertiplediği bu organizasyona iki defa katıldım. İlki 2019 yılında Uganda’ya, son olarak da 2025 yılında gönüllü olarak Senegal’e gittim. Başkent Dakar’a Brüksel üzerinden yapılan dokuz saatlik bir uçuşla ulaştım. Dakar’a 215 kilometre mesafede bulunan Kaolack şehrinin ücra bir ilçesinde kurban kesimlerini gerçekleştirdik.
Soru: TDV’nin Vekaletle Kurban Organizasyonunu yakînen sahada gördünüz. Objektif bir bakış açısıyla müspet ya da menfi intibalarınızı aktarabilir misiniz?
Cevap: Öncelikle Dakar’a indiğimizde bizi karşılayan, bölgede kesilecek kurbanları önceden hazırlatan, yerli veteriner temin ederek hayvanların kontrollerini yaptıran ve kesim yapılacak bölgelerdeki nüfus yoğunluğuna göre hayvan sayılarını tespit eden Din Hizmetleri Müşaviri Faruk Uslu Hocamıza teşekkür ederim.
Bölgede yerli veterinerin yanı sıra Ankara’dan gelen bir veterinerimiz de bulunuyordu. Ankara’dan gelen veterinerimiz, kesim yapılacak hayvanların nasıl kontrol edilmesi gerektiğini bizlere öğretti.
Yerli bir veterinerin yanı sıra, Hollanda’dan gelen bir cami dernek başkanıyla birlikte toprak yollardan ve çöl bölgelerinden geçerek altı saatlik bir yolculuk yaptık. Kesim yapılacak hayvanlardan ikisinin (tosun) kurbanlık vasfını taşımadığını tespit ettiğimiz için bu iki hayvanı değiştirdik. Ben ve Hollanda’dan gelen arkadaşım, toplam 350 hisseye karşılık gelen 50 adet büyükbaş hayvanın kesimini gerçekleştirdik. Görevimizi başarıyla tamamladık.
Kesilen hayvanların etlerini, Müşavirlik tarafından önceden belirlenen ihtiyaç sahiplerine dağıttık. Öyle ki, kesilen kurbanların hiçbir kısmı zayi olmadı. Oradaki insanlar hayvanın derisini dahi değerlendiriyorlar.
Soru: Sahada, TDV’nin dışında diğer vakıfların kurban faaliyetlerini gördünüz mü? Gördüyseniz TDV’nin faaliyetleriyle mukayese edebilir misiniz?
Cevap: Evet, onlarla aynı otelde konakladık. Ancak kesim bölgelerimiz farklı olduğu için birlikte çalışma imkânımız olmadı. Bununla birlikte, kurban öncesi hazırlıklarını yeterli düzeyde tamamlayamadıkları için bizden canlı kurban talebinde bulunmuşlardı. Kısacası TDV’nin, daha organize hareket ettiğini gözlemledim.
Soru: Sizler, Vekaletle Kurban Organizasyonu kapsamında sahada yer aldınız, bu hizmetler yeterli midir yoksa (milletçe/ümmetçe) daha fazlasını yapmamız gerekir mi?
Cevap: Kanaatimce sunulan hizmetler yeterlidir. Mesafenin uzaklığı ve imkânların kısıtlılığı, daha iyisinin yapılmasını zorlaştırmaktadır. Normal şartlarda elbette daha fazlası yapılabilir.
Soru: Gittiğiniz ülke ya da ülkelere, başkalarının da gidip bu faaliyetlerde aktif rol almasını ister misiniz?
Cevap: Bu ülkelere gidecek gönüllü arkadaşlarımızın İngilizce veya Fransızca dillerinden en az birini bilmeleri gerekir. Benim yabancı dilim Fransızcaydı. Senegal’in geçmişte Fransa sömürgesinde bulunması nedeniyle bölgede Fransızca yaygın olarak konuşulduğundan, Türkiye’den gelen ekibe ve yanımdaki arkadaşlara tercümanlık yaptım.
Soru: TDV’nin, Vekaletle Kurban Organizasyonunda ticari bir gaye güttüğünü sezdiniz mi? Daha açık bir ifadeyle, milletimize, kurbanlarını gönül rahatlığıyla bağışlayabileceklerini söyleyebilir misiniz?
Cevap: TDV adına herhangi bir sıkıntı yoktur. Onlar görevlerini hakkıyla yerine getirmektedir. Bu nedenle herkes gönül rahatlığıyla kurban vekâleti verebilir. Gelen listedeki tüm bağışçıların kurbanları eksiksiz şekilde kesildi. Ancak yerelde bazı sorunlara şahit oldum ki, bu konuda bizim yapabileceğimiz bir şey bulunmuyor.
Soru: Unutamadığınız, bizimle paylaşmak istediğiniz bir hatırayı aktarabilir misiniz?
Cevap: İki olay beni derinden etkiledi:
1) Bir Kur’an kursunu ziyaret ettiğimde, çocukların elbiselerinin ve terliklerinin olmadığını gördüm. Kurs sorumlusu hocaya çocuklara elbise almayı teklif ettiğimde, “Bunların karnı aç. Elbiseden önce doymaları gerekiyor. Aç olduklarında ders yapamıyorlar.” dedi. Bu sözler beni çok etkiledi. Daha sonra bir kamyonetle yöresel yiyecekler, sabun ve yağ gibi temel ihtiyaç malzemeleri aldık. Kamyonetle kursa döndüğümüzde çocukların sevinç çığlıkları atması, benim için tarifsiz bir mutluluk oldu.
2) Bulunduğumuz bölge çok sıcaktı ve çöl iklimi nedeniyle ciddi bir su sıkıntısı vardı. Yağmur sezonu olmadığı için kuyularda su bulunmuyordu. İnsanlar yaklaşık yedi aydır yağmura ve suya hasret kalmıştı.
, www.ilgazetesi.com.tr, https://www.ilgazetesi.com.tr/vekaletle-kurban-organizasyonunda-canli-sahitler-vi-331567h.htm,


