Kırıkkale’nin Keskin ilçesinden çıkıp Türkiye’nin sanat, moda ve gastronomi dünyasında iz bırakan üç önemli ismin hikayesi, yıllar sonra yeniden hafızalarda canlandı. “Bir Zamanlar Keskin” grubundan alınan bilgilere göre, Milliyet gazetesinde yayımlanan “Üç Keskinli” başlıklı eski bir fotoğraf; ressam Rahmi Pehlivanlı, modacı Nail Yurdakul ve restoran işletmecisi Fuat Ökmen’in aynı karede buluşan sıra dışı yaşam yolculuğunu ortaya koyuyor.
Aynı coğrafyada doğup büyüyen, çocukluk yıllarında aynı sokaklarda oyun oynayan ve hayallerini Keskin’in sınırlarına sığdıramayan üç isim, yıllar içinde farklı alanlarda büyük başarılara imza attı. Her birinin yolu Keskin’den ayrılıp Ankara’ya, İstanbul’a, Avrupa’ya ve dünyanın farklı ülkelerine uzansa da ortak hikayelerinin merkezinde azim, cesaret ve hayallerinin peşinden gitme kararlılığı yer aldı.

Keskin’den Dünyaya Uzanan Bir Ressam
Bir Zamanlar Keskin grubundan alınan bilgilere göre, 1926 yılında Keskin’de dünyaya gelen Rahmi Pehlivanlı, çocukluk yıllarında resme duyduğu ilgiyi tüm zorluklara rağmen sürdürdü. Ailesinin karşı çıkmasına rağmen kitaplarda gördüğü resimlerden etkilenerek dut ağacından kendi imkanlarıyla palet yaptı, bahçedeki çiçeklerden elde ettiği doğal boyalarla gizlice resimler çizdi.
Herhangi bir akademik resim eğitimi almayan Pehlivanlı, kendi yeteneği ve çalışkanlığıyla kendisini yetiştiren bir sanatçı olarak öne çıktı. Henüz genç yaşlarda Keskin’den ayrılarak Ankara’ya giden Rahmi Pehlivanlı, zamanla portre sanatında adını duyurdu.
1952 yılında Erzurum’da Aziziye Kahramanı Nene Hatun’un portresini yaparak portre ressamlığı yolculuğunda önemli bir adım atan Pehlivanlı, daha sonra Cumhurbaşkanı Celal Bayar tarafından Selanik’te Atatürk’ün doğduğu evin tefrişi çalışmasında görevlendirildi. Atatürk’ün doğduğu evi resmeden Pehlivanlı’nın eseri, Cumhurbaşkanlığı koleksiyonunda yer aldı.
Rahmi Pehlivanlı, Topkapı Sarayı Müzesi’nde bulunan IV. Murat tablosuyla da dikkat çekti. Uzun yıllar Avrupa’dan Afrika’ya, Ortadoğu’dan Amerika’ya kadar birçok ülkede çalışmalar yapan Pehlivanlı, çok sayıda kral, kraliçe ve devlet başkanının portresini yaptı. Sanatçının eserlerinin Türkiye dahil dünyanın seçkin devlet müzelerinde yer aldığı biliniyor.

Atatürk Hayranlığından Moda Dünyasına
Keskin’den çıkıp Türkiye’nin moda tarihine adını yazdıran bir diğer isim ise Nail Yurdakul oldu. Rahmi Pehlivanlı’dan üç yaş küçük olan Yurdakul, çocukluk yıllarında Atatürk’e duyduğu hayranlık ve onun giyim tarzından etkilenmesiyle terziliğe yöneldi.
İlkokulu Keskin’de okuyan Nail Yurdakul, daha sonra Kırıkkale Atatürk Ortaokulu ve Mersin Tarsus Amerikan Koleji’nde eğitim gördü. Ancak hayalleri, onu klasik okul yolunun dışına çıkardı. Terziliğe çırak olarak başlayan Yurdakul, kısa süre içinde mesleğinde ilerleyerek İstanbul’a gitti.
İstanbul’da farklı semtlerde çıraklık, kalfalık ve ustalık yapan Yurdakul, Olgunlaşma Enstitüsü’nde tayyör öğretmenliği yaptıktan sonra Ankara’ya döndü. Başkentte açtığı terzi dükkânı ise kısa zamanda siyaset, sanat ve bürokrasi dünyasının uğrak noktalarından biri haline geldi.
Bir Zamanlar Keskin grubundan alınan bilgilere göre, Nail Yurdakul; İsmet İnönü, Adnan Menderes, Celal Bayar, Cemal Gürsel, Turgut Özal, Bülent Ecevit, Süleyman Demirel, Kenan Evren gibi siyaset dünyasının önemli isimlerinin yanı sıra Zeki Müren, Ajda Pekkan, Hülya Koçyiğit, Türkan Şoray, Ayhan Işık, Emel Sayın ve Haldun Dormen gibi sanat dünyasının tanınmış isimleriyle de çalıştı.
Yurdakul, yalnızca terzi kimliğiyle değil, aynı zamanda dönemin moda anlayışına yön veren bir kreatör olarak tanındı. Zeki Müren’in sahne kostümlerini hazırlayan, Turgut Özal’a kurşun geçirmez yelek diken Nail Yurdakul’un, sosyal sorumluluk projelerinde de yer aldığı ve tüm organlarını bağışladığı bilgisi dikkat çekti.

Ankara Sofralarının Keskinli İsmi
Keskin’den ayrılarak kendi yolunu çizen üçüncü isim ise Fuat Ökmen oldu. Ağabeyleri Rahmi Pehlivanlı ve Nail Yurdakul gibi hayallerini doğup büyüdüğü kasabaya sığdıramayan Ökmen, elinde tahta bavuluyla Keskin’den ayrıldı.
Fuat Ökmen, Ankara Çankaya’da Çankaya Köşkü’ne yakın bir noktada Reşat Piknik adlı işletmeyi açtı. Kasım Usta’nın mutfaktaki maharetiyle geleneksel ve modern Türk yemeklerini başkentlilerle buluşturan işletme, kısa sürede büyük ilgi gördü.
Bir Zamanlar Keskin grubundan alınan bilgilere göre, Ankara’da ilk döner yapan restoranlardan biri olarak anılan Reşat Piknik’te, tavuk döneri Ankaralılarla buluşturan isim Fuat Ökmen oldu. İşlerinin büyümesi üzerine “Kazan” adıyla yeni bir restoran daha açan Ökmen, bu mekânı da kısa sürede Ankara’nın önemli buluşma noktalarından biri haline getirdi.
Kazan Restoran; kültür, sanat, sinema, radyo, moda, siyaset ve iş dünyasından birçok ismin bir araya geldiği bir adres oldu. Özel davetler, yemekli toplantılar, müzikli etkinlikler ve yabancı misafirlerin ağırlandığı programlarla Fuat Ökmen’in işletmeleri dönemin Ankara sosyal hayatında önemli bir yer edindi.

Bir Fotoğrafta Buluşan Üç Hayat
Yıllar sonra Rahmi Pehlivanlı, Nail Yurdakul ve Fuat Ökmen’in yolları Ankara’da yeniden kesişti. Biri dünyanın farklı ülkelerinde devlet adamlarının portrelerini yapan bir ressam, biri Türkiye’nin moda anlayışına yön veren bir modacı, diğeri ise Ankara’nın sosyal yaşamına damga vuran bir işletmeci olarak tanındı.
Takvim yaprakları 15 Mayıs’ı gösterdiğinde Milliyet gazetesinin üçüncü sayfasında yayımlanan “Üç Keskinli” başlıklı fotoğraf, aslında yalnızca üç kişinin bir araya geldiği bir kare değildi. O fotoğraf; Keskin’de başlayan çocukluk dostluğunun, tahta bavulla çıkılan yolculukların, büyük hayallerin ve yıllar içinde kazanılan saygınlığın simgesi olarak hafızalarda yer etti.
Fotoğraftaki üç isim; “Kralların Ressamı” olarak anılan Rahmi Pehlivanlı, “Kralların Terzisi” olarak bilinen Nail Yurdakul ve “Kralların Restorancısı” olarak tanımlanan Fuat Ökmen’di.

Keskin’in Hafızasında Yaşayan İsimler
Bugün üç isim de hayatta değil. Fuat Ökmen 2013 yılında, Rahmi Pehlivanlı 1992 yılında, Nail Yurdakul ise 2023 yılında vefat etti. Ancak Keskin’den çıkarak Türkiye’nin ve dünyanın farklı alanlarında iz bırakan bu üç ismin hayat hikayesi, ilçenin kültürel hafızasında yaşamaya devam ediyor.
Bir Zamanlar Keskin grubundan alınan bilgiler, bu üç ismin yalnızca bireysel başarılarını değil, aynı zamanda küçük bir Anadolu ilçesinden çıkan büyük hayallerin nasıl gerçeğe dönüşebileceğini de bir kez daha gözler önüne serdi.
, www.kalehaber.net, https://www.kalehaber.net/uc-keskinlinin-tahta-bavulla-baslayan-basari-hikayesi,


