Türkiye takviminin en karanlık sayfalarından biri olan Soma Maden Faciası, üzerinden geçen zamana raÄŸmen toplumsal vicdandaki yerini ve tazeliÄŸini koruyor. Yeni Ankara Gazetesi Editörü Hilal Bilici‘nin derlediÄŸi habere göre; 13 Mayıs 2014 tarihinde Manisa’nın Soma ilçesinde yaÅŸanan bu acı olay, basit bir iÅŸ kazasının ötesinde, peÅŸ peÅŸe gelen tedbirsizliklerin tetiklediÄŸi büyük bir yıkım olarak tarihe kazındı. Soma Kömür İşletmeleri A.Åž.’ye ait üretim ocağında, saatler tam 15:10’u gösterirken ve işçiler vardiya deÄŸiÅŸimi yaparken aniden patlak veren yangın, saniyeler içinde tüm tesisi saran bir felakete evrildi.

Facianın ilk anlarında kamuoyuna “trafo patlaması” ÅŸeklinde aktarılan durumun, sonradan uzmanların hazırladığı teknik bilirkiÅŸi raporlarıyla gerçeÄŸi yansıtmadığı ortaya çıktı. Esas nedenin, maden ocağındaki kömür bloklarının içten içe ısınarak alev alması, yani teknik tabiriyle “kızışma” reaksiyonu olduÄŸu kesinleÅŸti.
“ÇİZMELERİMİ ÇIKARAYIM MI, SEDYE KİRLENMESİN?” DİYEN ASALET
Yürekleri daÄŸlayan bu katliam, hafızalarda yalnızca hayatını kaybedenlerin sayısıyla deÄŸil, insanlık onurunun ve vicdanın unutulmaz sembol anlarıyla yer etti. Madenden yaralı olarak kurtarılan madenci Murat Yalçın’ın ambulansa binerken saÄŸlık görevlilerine yönelttiÄŸi “Çizmemi çıkarayım mı? Sedye kirlenmesin” sorusu, işçi sınıfının asaletinin ve temiz kalbinin tüm dünyadaki sembolü oldu.
DiÄŸer yanda, günlerce maden kapısında umutla bekleyen ailelerin acısı ve madende mahsur kalan işçilerin ceplerinden çıkan küçük kağıt notlar facianın vahametini gözler önüne serdi. Ailelerine veda eden madencilerin yırtık kağıtlara yazdığı “OÄŸlum hakkını helal et” ve “GüneÅŸi özledik” ÅŸeklindeki ifadeler, Türkiye’yi derin bir yasa boÄŸdu.
UNUTULMAYAN UTANÇ: YERDEKİ TEKME VE HAFIZALARA KAZINAN SAHNELER
Soma Maden Katliamı sonrası bölgeye giden devlet yetkilileri ile acılı halk arasında sokaklarda çok sert gerginlikler yaÅŸandı. Olayın hemen ertesi günü olan 14 Mayıs’ta, dönemin BaÅŸbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel’in, özel harekat polisleri tarafından yerde etkisiz hale getirilen acılı maden işçisi Erdal Kocabıyık’ı tekmelerken çekilen fotoÄŸrafları dünya kamuoyunda çok büyük bir infiale ve tepkiye yol açtı.
Yerkel, olaydan sonra aldığı “ayağım incindi” saÄŸlık raporu ve yıllar sonra gelen özrüyle gündemde kalırken, tekmelenen işçi Erdal Kocabıyık’a ilerleyen süreçte “kamu malına (baÅŸbakanlık aracına) zarar vermek” gerekçesiyle ceza ve tazminat davası açılması adalet tartışmalarını uzun süre körükledi.
​​​​​​​
​​​​​​​
12 YILLIK ADALET ARAYIŞI: HUKUKİ SÜREÇTE NE OLDU?
Yargı süreci, Soma Maden Faciası mağduru aileler ve geride kalan yüzlerce yetim çocuk için uzun, sancılı ve yıpratıcı bir yola dönüştü. Yıllarca süren davaların ardından maden şirketi yöneticilerine verilen hapis cezaları; değişen infaz yasaları, kanun maddesi düzenlemeleri ve yüksek yargı olan Yargıtay kararları neticesinde erken tahliyelere sahne oldu. Bugün gelinen 12 yıllık süreçte acılı aileler, mahkemelerce verilen cezaların yaşanan 301 can kaybının ağırlığıyla örtüşmediğini belirterek vicdanlardaki adalet arayışlarını sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte sürdürmeye devam ediyor.
İl Gazetesi olarak, Soma’da helal lokma uÄŸruna can veren 301 maden ÅŸehidimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
, www.ilgazetesi.com.tr, https://www.ilgazetesi.com.tr/yerin-altinda-301-can-yerin-ustunde-bitmeyen-sizi-soma-maden-faciasinin-uzerinden-331772h.htm,


