Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, özellikle yaz aylarında terleme problemi ile gelen hastaların en büyük ÅŸikayetlerinin kötü koku olduÄŸunu söyleyerek, “Kötü koku çoÄŸu zaman ter ile deÄŸil hastaların ne yediÄŸi ile alakalı oluyor” dedi.
Özellikle yaz aylarında ortaya çıkan terlemelerin ikiye ayrıldığını söyleyen Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, “Yaz aylarının gelmesiyle birlikte hastalarımız, özellikle terleme problemleriyle bize sıkça baÅŸvuruyorlar. Tabii terlemeyi tıp literatüründe biz hiperhidroz tanısı olarak biliyoruz. Öncelikle bunu ikiye ayırmak lazım. Birincisinde sekonder yani altında bir sebep olan terleme sebeplerine bakmak lazım. Özellikle tiroid hastalıkları, diyabet, enfeksiyonlar, kullanılan ilaçlar ve tüketilen yiyeceklerle ilgili bölgesel deÄŸil ancak genel bütün vücutta gördüğümüz terlemelerin altta yatan sebeplerini biz bu alt baÅŸlıklarda mutlaka araÅŸtırıyoruz. Dahiliye uzmanlarıyla, endokrin uzmanlarıyla birlikte ve hastanın anamneziyle, hikayesiyle birlikte altta yatan sebep varsa bunu kestiÄŸimiz zaman yaygın terlemelerin tedavisinin olabileceÄŸini hastamızla paylaşıyoruz. DiÄŸeri ise primer hiperhidroz dediÄŸimiz altta herhangi bir sebep bulamadığımız bölgesel terlemeler özellikle bu gruba girmektedir. Hastalarımız da en çok bu gruptan muzdarib olmaktadırlar. Bunlar özellikle günlük hayatta gördüğümüz koltuk altı yoÄŸun terlemeleri, el ayak bölgesi terlemeleri, alın ve yüz bölgesindeki terlemeler de yine bu gruba girmekte. Öncelikle tabii bu grupta kullanabileceÄŸimiz tedavilerimiz çeÅŸitli. Tabii terlemenin sıklığına, ÅŸiddetine ve hastayı rahatsız etmesine göre tedavi seçeneklerimiz deÄŸiÅŸmekte. En hafif ve orta ÅŸiddetli bölgesel terlemelerde özellikle alüminyum klorür içeren krem ve losyonları kullanabilmekteyiz. Bunlar o bölgedeki ter bezlerinin ağızlarını kapatarak terin yüzeye çıkışını azaltmakta ve hafif ve orta ÅŸiddetli vakalarda bizim elimizi güçlendiren tedavi seçenekleri arasında mutlaka kullanmaktayız” dedi.
Muhammed Burak Yücel, daha ileri safhalarda terleme önleyici tedavilere baÅŸladıklarını söyleyerek, “Bir ileri düzeyde iyontoforez dediÄŸimiz yine terleme önleyici tedaviler de kullanmaktayız. Burada hastanın terleyen bölgesini su dolu bir küvet düşünebiliriz. Bunun içerisine alıyoruz ve düşük dozda elektrik akımı vererek o bölgeye giden, ter bezlerine giden sinirlerin aktivitesini geçici olarak blokluyoruz. Bu da yine hafif ve orta ÅŸiddetli hiperhidrozlarda tercih ettiÄŸimiz ve hastaların fayda gördüğü yöntemlerden birisi. Orta ÅŸiddetli ve ağır ÅŸiddetli biraz daha terlemenin hastayı rahatsız ettiÄŸi durumlarda da biz botulinum toksin dediÄŸimiz botoks uygulamalarını sıkça hem koltuk altında hem yüz ve alın bölgesi terlemelerinde hem de el ve ayak bölgesi terlemelerinde sıkça kullanmaktayız. Hem de hastalarımızdan tedavi sonuçları açısından gayet tatminkar sonuçlar almaktayız. Burada özellikle ter bezine giden sinirlerin aktivitesini baskıladığımız zaman hem en az 4 ay en fazla 6-7 ay olacak ÅŸekilde bu ter bezlerinin aktivitelerini biz bloklayabiliyoruz. Dolayısıyla bir yaz baÅŸlangıcının giriÅŸinde bir de kış mevsiminin baÅŸlangıcında senede iki kere bazı durumlarda hastanın semptomuna göre de senede üç kere botoks uygulamalarını etkili ÅŸekilde yaparak bölgesel hiperhidrozlarda bölgesel terlemelerin önüne geçiyoruz ve hasta açısından da gayet tatminkar sonuçlar alıyoruz. Bu söylediÄŸimiz yöntemlere ek olarak yanıt alamadığımız, terlemeyi kontrol altına alamadığımız durumlarda da özellikle göğüs cerrahisi uzmanlarıyla konsülte edip hastamızı paylaşıp sempatektomi dediÄŸimiz yani o ter bezlerine giden sinirin ameliyat yöntemiyle kesilip klipslemesi ve o bölgedeki ter aktivitesinin kalıcı olarak durdurulmasına yönelik cerrahi operasyonları, minör ameliyatları da yine göğüs cerrahisi uzmanlarıyla birlikte planlayarak hastamızı yönlendiriyoruz ve bu ÅŸekilde de eÄŸer diÄŸer yöntemlerden fayda alamadıysak özellikle ağır hastanın günlük hayatını bozan terleme ÅŸikayetlerinde de bu ÅŸekilde tedavi yöntemlerini kullanabilmekteyiz” ifadelerini kullandı.
“Kötü koku yenilen gıdalarla ilgili olabilir”
Hastaların terleme ile birlikte en büyük ÅŸikayetlerinin kötü koku olduÄŸunu söyleyen Yücel, “Terleme ile birlikte hastaların genelde bize baÅŸvuru sebeplerinden bir tanesi koku oluyor açıkçası. Bu terlemeye genelde eÅŸlik ettiÄŸi için özellikle biz terlemenin üzerinde duruyoruz. Yani biz eÄŸer ter salgısını kesersek ter salgısının içerisinde çözülmüş olan koku miktarı da azalacağından dolayı koku ÅŸikayeti de hastanın kendiliÄŸinden azalmış oluyor. Bu noktada bilimsel açıdan anlamı olan ÅŸeyler aslında biraz da hastanın yedikleriyle ilgili. Ter kokusunun sekonder çok fazla bir sebebinin olduÄŸunu düşünmüyoruz hastalık açısından. Ancak tabii dediÄŸim gibi bu acı baharat yiyecekleri, biraz daha soÄŸan, sarımsak gibi ter kokusunun içerisinde daha uzun süre çözünen koku moleküllerini yayan yiyeceklerden de hastalarımızın uzaklaÅŸmasını söylüyoruz ve özellikle ter ÅŸikayetinin azalmasına odaklandığımızda da kokunun da sekonder olarak azaldığını hastalarımızda gözlemliyoruz” dedi.
İHA
, www.kalehaber.net, https://www.kalehaber.net/yedikleriniz-kokunuzu-degistiriyor,


