Veteriner hekim ve belgesel yapımcısı DoÄŸanay Vural, Kapadokya’da bilinmeyen yaban hayatını görüntüledi.
Pek çok canlıyı doÄŸal yaÅŸam alanında görüntüleyebilmek için aylarca nöbet tutan Vural, Anadolu Parsından kar leoparına kadar pek çok canlıyı çekme fırsatı buldu. Aynı zamanda evinde baktığı kurtlarını da yol arkadaşı edinen Vural, NevÅŸehir Kapadokya’nın bilinmeyen yaban hayatını gün yüzüne çıkarmak için onlarla birlikte yolculuÄŸa çıktı. Vural, gelecek nesillerin ülkedeki bilinmeyen yerlere ve canlılara merakını artırmayı hedeflediÄŸini söyleyerek 81 ilde çekim yapmak istediÄŸini anlattı.

“Biz Kapadokya’yı vahÅŸi yaÅŸamı için ziyaret ettik”
Kapadokya’nın bilinmeyen yüzünü ortaya çıkardıklarını dile getiren Vural, “İnsanlar Kapadokya’yı ziyaret eder. Balonlara binmek için, peri bacalarını görmek için. Biz Kapadokya’yı o bölgedeki vahÅŸi yaÅŸamı için ziyaret ettik. Aslında bundan binlerce yıl önce insanlar da bu bölgelerde peri bacalarının içerisinde yaptıkları maÄŸaralarda yaban hayvanlarından korunuyorlardı. Kimi zaman kurtlardan,sırtlanlardan, vaÅŸaklardan, ayılardan. İşte bunu gün yüzüne çıkartmak, ÅŸu anda aktif olarak vahÅŸi yaÅŸamın sürdürülebilir olduÄŸunu göstermek için Kapadokya’da yaban hayatın peÅŸine düştük” ifadelerini kullandı.

Bölgedeki hayvanları görüntülemek için balona bindiklerini anlatan Vural, “Balonlarda insanlar hep kendini görüntüler. Çevredeki manzaraları görüntüler. Biz balonlardan kınalı keklikleri, tilkileri ve aynı seviyede uçtuÄŸumuz kuÅŸ türlerini görüntüledik. Ardından oradan indik, ATV’lere bindik.ATV’lerle beraber kurduÄŸumuz fotokapanları kontrol ettik ve Kapadokya’nın doÄŸasında kurt sürüleri, tilkiler, kınalı keklikler, Anadolu yer sincabı ve yırtıcı kuÅŸ türleriyle karşılaÅŸtık. Yaban domuzlarını saymıyorum bile” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Evinin bahçesinde baktığı kurtları da götürdüğünü söyleyen Vural, “Börü, Gökbörü 6 ayda bize eÅŸlik etti ve atlara binerek iz takibi yaptık ve bu iz takibi doÄŸrultusunda Kapadokya’da hangi hayvanlarla aynı yere ayak bastığımızı daha iyi tanımış olduk” diye konuÅŸtu.

“Türkiye’nin 81 ilinde bilinmeyen doÄŸayı, yaban hayatı tanıtmaya çalışıyoruz”
Vural, Türkiye’nin 81 ilinde yaban hayatı tanıtmaya çalıştıklarını belirterek “Günün sonunda Kapadokya’nın vahÅŸi doÄŸasını insanların bilmediÄŸi yönünü göstermiÅŸ olduk. Türkiye’nin 81 ilinde bilinmeyen doÄŸayı, yaban hayatı tanıtmaya çalışıyoruz. Bu durakta NevÅŸehir’deydik ve NevÅŸehir’de herkesin bildiÄŸi tanıdığı Kapadokya’yı çok özel bir ÅŸekilde görüntüledik. Bu bölgede Anadolu yer sincabı çok önem arz eden bir tür. Bu bölgede Bozayı önem arz eden bir tür. Yine bu bölgede kurt sürülerinin görülmüş olması kesinlikle önemli bir kayıt” dedi.
“Kapadokya’da vahÅŸi yaÅŸamın var olması o bölgenin turistinin gelmemesine bir sebep deÄŸil”
Bölgede bulunan hayvanların korunması gerektiÄŸini vurgulayan Vural, “Bu kayıtlar doÄŸrultusunda bu hayvanlardan korkmamak gerekiyor. Yani Kapadokya’da vahÅŸi yaÅŸamın var olması o bölgenin turistinin gelmemesine bir sebep deÄŸil. Aksine bu yeni bir ekoturizm kapısı açtığını düşünüyorum. Çünkü bölgede çok fazla ATV safarileri, atlı safariler yapılıyor. Bunun yanı sıra o bölgedeki insanların elini taşın altına koyup bu hayvanları koruyup gelen turistlere bunları da göstererek “Bakın bizim ÅŸehrimizde tilki de yaşıyor, keklik de yaşıyor, Anadolu yer sincabı da yaşıyor, kurtlar da yaşıyor” diyerek ayrı bir gelir kapısı oluÅŸturarak aynı zamanda doÄŸaya da katkı sunacaklarını düşünüyorum” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
“Metropol dediÄŸi İstanbul’da vahÅŸi yaÅŸamın izini süreceÄŸiz”
Vural, çekimlerinin devam edeceğini aktararak sözlerine şöyle devam etti:
“İnsanların o kalabalık ÅŸehirde içinde bulunduÄŸu, metropol dediÄŸi İstanbul’da vahÅŸi yaÅŸamın izini süreceÄŸiz. İstanbul deyince aklımıza birçok ÅŸey geliyor. Ama vahÅŸi yaÅŸam hiç gelmiyor. Kapadokya için de bu böyleydi. İstanbul için de böyle. Emin olun İstanbul’da da bilinmeyen türleri kurt sürüsü gibi, geyik gibi türleri görüntüleyip, gözlemleyip ekranlara vereceÄŸiz.”
“Amacımız gelecek nesillere doÄŸayı yaban hayvanlarını sevdirebilmek”
Çocukluktan gelen tutkusunu sürdürmeye devam edeceÄŸine deÄŸinen Vural, “Bizim amacımız gelecek nesillere doÄŸayı yaban hayvanlarını sevdirebilmek. Genç yaÅŸtaki çocukların arkadaÅŸlarıyla iletiÅŸim kurmasının tek yolu telefondaki veya bilgisayardaki oyunlar olmadığını doÄŸaya çıkıp bir hayvanı gördüğü zaman yaÅŸadığı heyecanı o macerayı da arkadaşıyla paylaÅŸabileceÄŸini anlatmaya çalışıyoruz. Yaklaşık 10-15 yıl oldu bu iÅŸe adım atalı. Benim tutkum bulunduÄŸum mahalleden baÅŸladı yani ben doÄŸayla iç içe bir yerde gözümü açtım ve benim mahallemde ben yetiÅŸirken korna sesleri duymuyordum. Hayvanların seslerini duyuyordum. Benim şöyle orada ne varmış diye baktığım ÅŸey araba kazası deÄŸildi. Yaban domuzlarının kavgasıydı. Benim de ilgimi çeken beni de doÄŸaya çeken bu oldu aslında” ifadelerine yer verdi.
“En zorlu yollar da olsa günün sonunda karşılaÅŸtığımız o heves, heyecan her ÅŸeye bedel”
Anadolu Parsı, kar leoparı gibi görüntülemesi zor pek çok hayvanı gördüğünü ifade eden Vural, karşılaÅŸtığı her hayvanda farklı duygular hissettiÄŸini ve unutamadığını söyledi. Vural, “O anın geri dönüşü yok. O anın bir tekrarı yok. Himalayalarda eksi 35 derecede kar leoparının izini sürdük. 16 gün sürdü. 16 gün boyunca her sabah üşüyerek uyandık ve her adım attığımız yerde bir uçurumda yani ölüm riski vardı. Ama günün sonunda o hayvanı görebilmek, gördükten sonra yaÅŸayacağımız o haz bizi ayakta tuttu. Ve en zorlu yollar da olsa günün sonunda karşılaÅŸtığımız o heves, heyecan her ÅŸeye bedeldi” diye konuÅŸtu.
Vural, ürettiği içeriklerin yanı sıra ilerleyen zamanlarda dizi ve film çekmek istediğini de sözlerine ekledi.
, www.yenigungazetesi.com.tr, https://www.yenigungazetesi.com.tr/yasam/kapadokyanin-bilinmeyen-yuzu-belgesele-konu-oldu-178093h,


