Mahkemenin 2025/16 esas, 2026/89 karar numaralı gerekçeli kararında, sanık hakkında yürütülen yargılama sonunda isnat edilen fiillerin Türk Ceza Kanunu’nun 257. maddesinde düzenlenen suçun yasal unsurlarını oluşturmadığı belirtildi.
Dava dosyasında, muhtarın görev süresi içinde bir su işletmesinden 20 bin TL aldığı, köy kahvesinin bakım ve onarımını ihtiyar heyeti kararı olmadan yaptırdığı, hurdaları sattığı, bazı kişileri sigortasız çalıştırdığı, gelir gider kayıtlarını usule uygun tutmadığı ve SGK prim borçlarını zamanında ödemediği iddiaları yer aldı.
Mahkemede savunma yapan Aydın Payar, söz konusu 20 bin TL’nin köy adına bağış olarak alındığını, bu parayla muhtarlığa ait traktörün tamir edildiğini, ödemelerin gelir makbuzlarıyla kayıt altına alındığını söyledi. Köy kahvesindeki tadilatın ise köylülerin talebi üzerine yapıldığını, boyayı kendi imkânlarıyla aldığını, işçilik giderlerinin köy bütçesinden karşılandığını ifade etti.
Dosyada dinlenen tanıklar da köyde yapılan bazı işlerin yevmiye usulü yürütüldüğünü, ödemelerin makbuz karşılığı yapıldığını ve elde edilen gelirlerin köy ihtiyaçlarında kullanıldığını anlattı.
Mahkemenin dayanak aldığı üç kişilik bilirkişi raporunda, muhtar tarafından tahsil edilen toplam 199 bin 690 TL ile belgelenen harcamalar ve banka bakiyesinin 201 bin 177 TL olduğu, yani herhangi bir kamu zararının veya kişisel menfaatin tespit edilemediği belirtildi.
Raporda ayrıca, 20 bin TL’nin kişisel kazanç amacı taşımadığı, köyün acil ihtiyaçları için harcandığı, muhtarlık hesabındaki bloke nedeniyle bazı işlemlerin elden yürütüldüğü, geçmiş dönemden kalan 32 bin 515 TL’lik SGK borcunun da sanığın görev döneminde gecikme zammıyla birlikte ödendiği kaydedildi.
Mahkeme, bazı işlemlerde ihtiyar heyeti kararı alınmaması, piyasa araştırması yapılmaması ve bazı ödemelerin şahsi kart ya da IBAN üzerinden gerçekleştirilmesini “idari kusur ve usul eksikliği” olarak değerlendirdi ancak bunların ceza sorumluluğu doğurmadığı sonucuna vardı.
Kararda, sanığın eylemlerinin kamu zararı, kişi mağduriyeti veya haksız menfaat oluşturmadığı vurgulanarak Ankara Bölge Adliye Mahkemesi yolu açık olmak üzere beraatine hükmedildi.
Ayrıca yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına ve sanık lehine 45 bin TL vekalet ücretinin hazineden ödenmesine karar verildi.
, www.mansetgazetesi.net, https://www.mansetgazetesi.net/kiliclar-koyu-muhtari-aydin-payara-gorevi-kotuye-kullanma-davasinda-beraat-karari,








