Kırıkkale’nin Balışeyh ilçesi Beyobası köyü yakınlarında bulunan Dinek Dağı, Orta Anadolu’nun kültürel hafızasında önemli bir yere sahip olmaya devam ediyor. Türkmen yerleşimlerinin yoğun olduğu bu bölgede yaşanan olaylar, yıllar boyunca ağıt, türkü ve bozlak olarak dile getirilerek günümüze kadar ulaştı. Dinek Dağı üzerine yakılan bozlaklar, yalnızca bir müzik geleneği değil, aynı zamanda bölgenin tarihini, acılarını ve yiğitlik hikâyelerini anlatan sözlü kültür mirası olarak kabul ediliyor.
Araştırmalara göre Dinek Dağı’nın eteklerinden zirvesine kadar uzanan bölgede geçmişte birçok Türkmen köyü bulunuyor. Cerit Türkmenlerinin Rakka sürgününden Anadolu’ya dönüş sürecinde yaşanan yerleşim kavgaları, Çapanoğulları ile yapılan mücadeleler ve köyler arasındaki arazi anlaşmazlıkları, yöre halkının hafızasında derin izler bıraktı. Keskin’e bağlı Eroğlu ve Olunlu köyleri arasında Dinek Dağı eteğinde bulunan Çağlak yaylağının paylaşımı nedeniyle çıkan kavga, bozlaklara konu olan en bilinen olaylardan biri oldu. Bu olayda ağır yaralanan Dursun için yakılan ağıtlar zamanla bozlak formuna dönüştü.
O günlerde söylenen ağıtlardan biri şu sözlerle hafızalara kazındı:
Bağına girdim de düşmüş alaca
Gedikten aşıyor kanlı salaca
Üç kuruşum yok ki salam ilaca
Uyan hey derdine yandığım uyanAnadan yetim de babadan öksüz
Alın yazım kara mıydı kadersiz
Bu nasıl ecelmiş böyle zamansız
Uyan hey derdine yandığım uyanKeskin’de de acı haber duyulur
Çifte bacıların yola koyulur
Taze gelin de acılara boğulur
Uyan hey derdine yandığın uyan
Dinek Dağı üzerine söylenen bozlaklarda yalnızca kavgalar değil, sevdalar da anlatıldı. Olunlu köyünden Ferhat’ın sevdiği Zeynep için söylenen dizeler de yıllarca dilden dile dolaştı:
Zeynep bu güzellik var mı soyunda
Kokar güller elvan elvan koynunda
Ramazan ayında bayram gününde
Zeynep’im Zeynep’im allı Zeynep’im
Yedi köy içinde şanlı Zeynep’im
Karşılıksız sevda yaşayan Dursun’un söylediği dizeler ise bozlak geleneğinin en hüzünlü örnekleri arasında yer aldı:
Evlerinin önü yeşil bıtırak
Gel hele güzel de biraz oturak
Zalim baban seni bana vermezse
Gidip vilayetten emir getirekEvvel geldin eda ile naz ile
Sonra yaktın ateş ile köz ile
Yaramı sararlar ballı tuz ile
Üstüne de biber ektin yar diyeKırmızı gülleri ektim bitirdim
Seher vakti ben yarimi yitirdim
Eller sevdiğini almış yatarken
Elimi koynuma soktum oturdum
Dinek Dağı bozlakları zamanla yiğitlik, gurbet ve mücadele türküleriyle birleşerek daha geniş bir anlatıya dönüştü. Bölge halkı tarafından en çok bilinen dizelerden bazıları ise şöyle:
Çıkaydım da Denek Dağı salına
At kataydım mal yemezin malına
Sıtkı bütün arkadaşın yoluna
Evvela kelleyi verenlerdenizKöylüyünen bozuk gitti aramız
Yeke yek düşmana varmak sıramız
Muhanete sardırmayız yaramız
Kendi yaramızı saranlardanızÇıktım yükseğine sılam görünür
Kıratın göbeği yerde sürünür
Çeksem boz kargıyı düşman bölünür
Düşmandan hayfimiz alanlardanızBineydim de kıratımın üstüne
Alaydım da martinimi destime
Gafil varmak biz düşmanın üstüne
Hazır ol bahtına diyenlerdenizKıratın üstünde kınalı parmak
Aman ne zorumuş yarden ayrılmak
Biz düşmana yaramızı sardırmak
Kendi yaramızı saranlardanızDenek senden gece kalkar yürürüm
Işıyınca elbet bir köy bulurum
Vadem yetmeyince can mı veririm
Bir can için mihnet eden değilimDenek Dağına çıktım da yayla zamanı
Zalım düşman hiç vermedi amanı
Nice yiğitleri saklar ormanı
Her kıyını süslemişler obalar
Dinek Dağı bozlağı, yıllar içinde Türk halk müziğinin büyük ustaları tarafından da okunarak geniş kitlelere ulaştırıldı. Özellikle Hacı Taşan, Neşet Ertaş, Çekiç Ali ve Ekrem Çelebi gibi sanatçılar tarafından seslendirilen bozlak, Keskin ve çevresinin kültürel kimliğinin en güçlü eserlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Bugün de Dinek Dağı bozlağı, Orta Anadolu’nun yiğitlik, gurbet, sevda ve mücadele geleneğini yaşatan en önemli türküler arasında gösterilmeye devam ediyor.
, www.kalehaber.net, https://www.kalehaber.net/dinek-dagi-bozlagi-turkulerde-yasiyor,








