“Bir yıl sonrasını düşünüyorsan tohum ek, on yıl sonrasını düşünüyorsan ağaç dik, ama yüz yıl sonrasını düşünüyorsan insan yetiştir” sözü, eğitimin ve insan odaklı yatırımların önem ifade ettiğini göstermesi bakımından kayda değerdir.
Memleketin kalkınması ve bütün Müslümanların, (sömürü düzeni, iç savaşlar, etnik/mezhep savaşları ve açlık gb.) dünyadaki olumsuz gidişata dur demesi, çok sayıda nitelikli ve iyi yetişmiş insan kaynağıyla mümkündür.
Batı Medeniyeti ile aramızdaki açığın kapanması için idealist, çalışkan, liyakatli, ehliyetli ve sorumluluk yüklenebilecek hasbî neferlere ihtiyaç vardır.
Makamı, unvanı ve pozisyonu ne olursa olsun devlete, millete, insanlığa ve dine faydası dokunabilecek ya da dokunması muhtemel bir öğrencinin elinden tutmak, din gönüllüleri ve eğitimciler için bir sorumluluk ve görevdir. Kabiliyeti olan çocukların yetişmesine katkı sağlamak, mezkûr iki zümrenin Allah katındaki manevi sorumluluğunu hiç şüphesiz hafifletecektir.
Ülke olarak çok yönlü yetişmiş nitelikli/kalifiye insan kaynağı yetiştiriyoruz. Ancak bu sayıyı daha da artırmalıyız.
Kendisinde ışık görülen parlak zekalı bir evladımızın eğitimi için son ana kadar her türlü maddi manevi desteği vermeliyiz. Onların eğitim çağını en iyi şekilde geçirebilmesi için herkesin sorumluluk üstlenmesi elzemdir.
Çeşitli nedenlerle değirmen gibi öğüttüğümüz kabiliyetli çocukların, artık zayi edilme lüksü kalmamıştır.
Daha önce farklı zaman dilimlerinde iki yazı yazdığımız konuyu, bu yazıyla sonlandıracağız. Ancak gençlere olan tavsiyelerimiz, genel anlamda devam edecektir.
Kişisel Gelişime Yönelik Tavsiyeler
- Her şeyden önce kendi derinliklerimizi tanımalıyız. Bu sebeple vücudumuzu ve ruhumuzu keşfe çıkalım. Vücudunun ve nefsinin derinliklerini/dengesini bilen bir kişi, potansiyelinin farkına varır ve önündeki engelleri rahat aşar.
- Zamanın iyi değerlendirilebilmesi için günlük, haftalık ve aylık program çizilmeli ve bu programa harfiyen riayet edilmelidir.
- Şayet yazımız güzel değilse, internetteki videolarla kaligrafi eğitimi almalıyız.
- Not tutma esnasında renkli kalemler kullanılmalıdır.
- Şahsi kütüphane kurulmalıdır.
- Gelecek vizyonumuzu belirleme adına makul hedefler konulmalı, azim ve kararlılıkla hedefe kilitlenmelidir.
- Günümüz bilişim çağında, internet desteğiyle en az bir yabancı dil öğrenilebilir.
- Ahlâk-ı Muhammediye uygun olarak az ve öz konuşulmalıdır.
- Günümüzün en büyük hastalıklarından biri olan “rol çalma” ve “hazıra konma” hastalığına düşmemeliyiz. Pozisyonumuz ne olursa olsun “hancı” kalmayı ve yaşamayı ilke edinmeliyiz.
- Beş vakit namaz üzerinde hassasiyetle durulmalıdır.
- Günlük hayatımıza yön veren belirli ayet ve hadisleri ezberlemeliyiz.
- İmanın yarısı olan temizliğe özen gösterilmelidir.
- Şayet ergenlik çağına ulaşmamış isek “sâhib-i tertip” üzerine yaşamayı prensip edinmeliyiz.
- Kişisel gelişimimize tamamlayabilmek için teknolojik gelişmelerden azami derecede yararlanmalıyız.
- İnsanın metabolizmasını mahveden hazır yiyecekler yerine doğal, işlenmemiş ve şifalı yiyeceklere yönelmeliyiz.
- Eşekli Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz, En Alttakiler (Ganz Unten) kitabının yazarı Günter Wallraff ve Japon istihbarat subayı Hiroo Onoda’nın hayatını araştırdığımızda, çalışma disiplinimiz hakkında ilham alacağız.
İnsanlığa ve Dünyaya İlişkin Tavsiyeler
- Müslümanların problemlerini, kendi sorunumuzmuş gibi dert edinmeliyiz. Mescid-i Aksa ve gönül coğrafyamızla ilgili tüm meselelere vakıf olmalıyız.
- II. Dünya Savaşı sonunda Müslümanlar, kapitalist ve sosyalist sisteme mecbur bırakıldılar. Oysa İslâm, problemli ve dar çerçevedeki bu iki düzene uymayacak eşsiz derinliğe sahiptir. Fikir dünyamızı, “İslâm her sorunu çözebilecek dinamikliğe sahiptir” esası üzerine kurmalıyız.
- Dünya, Müslümanlar için imar ve inşa sahasıdır. O yüzden burada rahat aramamalıyız.
- Üretken ve çevremize duyarlı olmalıyız. Atalarımız, tabiatı tüm bakirliğiyle bizlere emanet bırakmış iken, insanın aç gözlülüğü ve kapitalist düzenin üretim-tüketim arasındaki kurduğu düzen yeryüzünün doğal güzelliklerini tahrip etti. Ömrü hayatımızda ve projelerimizde doğayı öncelemeliyiz.
- Yeryüzündeki kaynakları sınırlıdır, israfa karşı şuurlu olmalıyız. İsrafı, sadece ekmeğin çöpe atılmasına indirgememeliyiz.
- ABD ve Batı Avrupa bugünün aktörü ise, yarın öbür günün aktörü de Afrika olacaktır. İdealist ve müteşebbis bir ruha sahip isek gelecek hedeflerimizi ve stratejimizi bu doğrultuda yeniden gözden geçirmeliyiz.
, www.ilgazetesi.com.tr, https://www.ilgazetesi.com.tr/yolun-basindaki-genclere-tavsiyeler-iii-330526h.htm,








