Şehrin Tek Gazetesi

Kırıkkale’nin Kimliği Bozlak Kültüründe Yaşıyor

kirikkale’nin-kimligi-bozlak-kulturunde-yasiyor

Kırıkkale Dulkadiroğulları Derneği Kurucu Başkanı, araştırmacı yazar Mehmet Erkoç, kalehaber.net Yazı İşleri Müdürü Kubilay Esendağ’a Bozlak kültürü üzerine değerlendirmelerde bulundu. Türk kültürünün en köklü ses miraslarından biri olan Bozlak’ın yalnızca bir müzik türü değil, aynı zamanda tarihî bir hafıza olduğunu belirten Erkoç, Kırıkkale’nin bu kültürde önemli bir merkez konumunda yer aldığını söyledi.

Kubilay Esendağ: Bozlak kültürünü nasıl tanımlıyorsunuz? Sadece bir müzik türü olarak mı görülmeli?

Mehmet Erkoç: Bozlak, yalnızca bir müzik türü olarak değerlendirilecek kadar dar bir kavram değildir. Bozlak, Türk milletinin tarihinden, acısından, sevincinden, göçlerinden ve yaşadığı büyük kırılmalardan süzülüp gelen derin bir kültür mirasıdır. Türkler Anadolu’ya gelirken sadece törelerini, inançlarını ve yaşam biçimlerini değil; seslerini, ağıtlarını ve müzik geleneklerini de beraberlerinde getirmiştir. Bozlak da bu kadim yolculuğun en güçlü izlerinden biridir

.

Kubilay Esendağ: Bozlak kelimesinin kökenine ilişkin neler söyleyebilirsiniz?

Mehmet Erkoç: Bozlak kelimesinin eski Türkçe kaynaklarda “ses vermek, bağırmak, haykırmak” anlamlarıyla kullanıldığı bilinir. Bu kelime, Türk boyları ve özellikle Türkmen toplulukları aracılığıyla Anadolu’ya taşınmıştır. İslamiyet öncesi Türk inançlarında ağıtlara “sagu” denilirdi. Bozlak ile ağıt arasında çok güçlü bir bağ vardır. Her bozlak aynı zamanda bir iç döküş, bir ağıt, bir haykırıştır. Bu yönüyle Bozlak, insanın kalbinden kopup gelen sesi temsil eder.

Kubilay Esendağ: Bozlak genellikle uzun hava olarak tanımlanıyor. Siz bu tanımı yeterli buluyor musunuz?

Mehmet Erkoç: Bozlak’ı sadece uzun hava formu içinde değerlendirmek eksik bir yaklaşımdır. Elbette uzun hava ile yakınlıkları vardır ancak her uzun hava okuyan Bozlak okuyamaz. Bozlak ayrı bir gırtlak, ayrı bir duygu, ayrı bir iç yanışı ister. Bozlak söylemek teknikten önce ruh meselesidir. O sesin arkasında yaşanmışlık, kültür, acı ve tarih olmalıdır. Bu nedenle Bozlak’ı yalnızca müzikal bir form olarak değil, Türk kültür kimliğinin özel bir taşıyıcısı olarak görmek gerekir.

Kubilay Esendağ: Bozlak kültürünün Anadolu’daki yayılmasında kimlerin etkisi oldu?

Mehmet Erkoç: Bozlak’ın Orta Asya’dan Anadolu’ya taşınmasında Türkmen topluluklarının ve özellikle Abdalların çok büyük rolü vardır. Anadolu’da müzik, söz ve sahne geleneği denildiğinde Abdalların yeri çok ayrıdır. Onlar yüzyıllar boyunca bağlamaya ses, sese anlam katmışlardır. İç Anadolu’da Bozlak’ın güçlü şekilde yaşadığı bölgeler, Abdalların yerleştiği veya konakladığı yerlerle büyük paralellik gösterir.

Kubilay Esendağ: Kırıkkale bu kültürün neresinde duruyor?

Mehmet Erkoç: Kırıkkale, Bozlak kültürünün merkezlerinden biridir. İç Anadolu’da Kırıkkale, Kırşehir, Yozgat, Niğde, Çorum, Çankırı ve Kayseri gibi bölgeler Bozlak sahası içinde değerlendirilir. Ancak Kırşehir, Yozgat ve Kırıkkale bu kültürün en güçlü damarlarını oluşturur. Kırıkkale’nin sosyal yapısı, Türkmen geçmişi ve müzik geleneği Bozlak kültürünün yaşamasında çok önemli bir yere sahiptir. Bugün Kırıkkale’de hâlâ bu sesi, bu tavrı, bu gırtlağı yaşatan çok sayıda sanatçı bulunmaktadır.

Kubilay Esendağ: Bozlak’ın ulusal anlamda hak ettiği değeri gördüğünü düşünüyor musunuz?

Mehmet Erkoç: Maalesef hayır. Bozlak, Türk müzik kültürünün en özel değerlerinden biri olmasına rağmen hak ettiği ilgiyi tam anlamıyla görememiştir. Bunun birkaç nedeni var. Birincisi, Bozlak okumak zordur ve her sanatçı bu yükün altına giremez. İkincisi, radyo ve televizyonlarda bu kültüre yeterince alan açılmamıştır. Üçüncüsü ise Bozlak’ın uzun yıllar köylünün, kırsalın veya varoşların müziği gibi algılanmasıdır. Oysa bu son derece yanlış bir bakıştır. Bozlak, Türk milletinin egzotik müziğidir. Kökü çok derinlerde olan, dünyaya anlatılması gereken bir değerdir.

Kubilay Esendağ: Dünyada benzer kültürel müzik türleri nasıl sahipleniliyor?

Mehmet Erkoç: Dünyada kökleri yüzyıllar öncesine dayanan müzikler büyük bir kültürel değer olarak tanıtılıyor. Avustralya yerlilerinin müziği, Peru’da İnka kültüründen gelen ezgiler, Amerika’da blues geleneği buna örnek gösterilebilir. Bu müzikler sadece sanat olarak değil, aynı zamanda kimlik olarak kabul ediliyor. Bizim de Bozlak’a böyle bakmamız gerekiyor. Bozlak, Türk milletinin kök sesidir. Bu sese sahip çıkmak, kendi tarihimize sahip çıkmaktır.

Kubilay Esendağ: Kırıkkale’de Bozlak kültürünü yaşatan sanatçılar hakkında ne söylemek istersiniz?

Mehmet Erkoç: Kırıkkale bu konuda çok güçlü bir birikime sahiptir. Muharrem Ertaş, Neşet Ertaş ve Hacı Taşan gibi büyük ustalar İç Anadolu Bozlağı’nın zirve isimleridir. Bunun yanında Kırıkkale’de bu geleneği sürdüren çok sayıda kıymetli sanatçı vardır. Nuh Akgün, Ekrem Çelebi, Ekrem Aydostlu, Cevdet Babacan, Aşık Dede Bekar, Seyit Çevik, Erol Coke, Kudret Taşan ve Çetin İçten gibi isimlerin açtığı yolda bugün yüzlerce sanatçı bu kültürü yaşatmaya devam ediyor. Kırıkkaleli sanatçıların ses yapısında, gırtlak özelliklerinde ve kelime vurgularında çok özel bir tavır vardır. Bu da tarihî dil yapımızdan, Türkmen kimliğimizden ve Horasan-Türkistan geleneğinden gelir.

Kubilay Esendağ: Bozlak kültürünün geleceği için ne yapılmalı?

Mehmet Erkoç: Öncelikle Bozlak’ın yalnızca düğünlerde, mahalli ortamlarda veya belli çevrelerde yaşayan bir gelenek olarak kalmaması gerekir. Akademik çalışmalar artırılmalı, genç sanatçılara aktarılmalı, kültürel etkinliklerde daha fazla yer bulmalıdır. Kırıkkale’nin bu konuda öncü şehirlerden biri olması gerekir. Çünkü Kırıkkale’nin kültürel kimliğinde Bozlak çok özel bir yere sahiptir. Bu miras kayıt altına alınmalı, korunmalı ve gelecek nesillere aktarılmalıdır.

Kubilay Esendağ: Son olarak Bozlak için nasıl bir cümle kurarsınız?

Mehmet Erkoç: Bozlak, bizim tarihî sesimizdir. Türk milletinin acısını, gurbetini, yiğitliğini, sevdasını ve kaderini anlatan kadim bir haykırıştır. Kırıkkale’nin kimliğinde de bu sesin çok güçlü bir karşılığı vardır. Tarihî dil, tarihî müzik ve kültürel hafıza birleştiğinde ortaya çıkan şey Kırıkkale’nin öz kimliğidir. Bu nedenle Bozlak’a sahip çıkmak, Kırıkkale’nin ve Türk kültürünün köklerine sahip çıkmaktır.

Kaynak: Haber Merkezi

, www.kalehaber.net, https://www.kalehaber.net/kirikkalenin-kimligi-bozlak-kulturunde-yasiyor,

Yorum Bırakın

İllginizi Çekebilir